29 Mart 2018 Perşembe

Yemin Değil

YEMİN DEĞİL

Bundan sonra;
Aşık olmam!
Zehra Sultan;
Açıktır yolun!
Bahtına uğur…

Sandal görürsen,
Okyanusta sevin!
Kıskanma sakın!
Sana yakışan,
Duadır canım!

29 Mart 2018
İsmail YİĞİT

Yar Varken

YAR VARKEN

Bir başkasını sevemem!
Yüreğimde sen varken…
Ateşi, en iyi sen bilirsin;
Fırtınaları, görmüşsün!

Sevda sırı, sabit sözüm,
Seveni, hoş gör gözüm!
Seni senden çok sevdim;
Baba, anne, belki de eş!

Gülşen, şimdi içim titredi;
Sevda kokun, sana kalsın!
“Har” yolla, hak gördüğün,
Sözde; dost, arkadaş gibi…

29 Mart 2018
İsmail YİĞİT

Yar Sevgisi




YAR SEVGİSİ


İnsanlar acımasız oldu!
Yüreğini yaktığı insana;
Sırtını dönen kişilerden,
Sevda mı olur Dünyada?

Can aşktan korkuyorum!
Yeniden mi tutulum ne?
Bu defa da; “sırılsıklam” 
Yangın değil, üşüyorum!

29 Mart 2018
İsmail YİĞİT

Yar Nasıl Olmalı

YAR NASIL OLMALI ?

Yar: Başa taç; gönüle merhem ;
Yiğit'e Sultan; erine şeref ola ...

Yar: Sevgiye gönül; sırra ortak ;
Yiğit’e yoldaş; erine yaren ola …

Yar: Can’a kol; yuvaya kanat ;
Yiğit’e kadın; erine kuvvet ola …

Yar: Allah’a kul; Soyuna ana ;
Yiğit’e azim; erine duacı ola …

Yar: Gurbette; özlem, aşk ;
Yiğit’e evde; huzur, meşk ola …

29 Mart 2018
İsmail YİĞİT
ismailyigit6.blogspot.com

Yar Ağlama


YAR AĞLAMA

Sitem geldi ;
Ela gözlü Sunadan !
Sabahınan ;
“Can’ım”der ağlarmış !
Yazmasından ;
Kokularım severmiş !
Ağlar söyler ;
Bu nasıl? “Sevdaymış”
Yar ağlama;
Yüreğimle Seninim !
İyi ki, varsın;
Kapında kuldur Can !
Yol kısalır;
Gör, koşar gelirim !
Aşk, özlemdir;
Sabır taşı sevgilim !

29 Mart 2018
İsmail YİĞİT
ismailyigit6.blogspot.com

Seviyorum Seni


SEVİYORUM SENİ

Candan içre güzelliğin ;
Yar, özümden sevdim !
Sızılayan, yürek Senin ;
Yoldaşım, canım Benim !

Cananım, yaban elde ;
Seviyor! Gönül özüm !
Sevgi, hasret doluyum !
Niye gelmedin? Gülüm!

Şah Gülüm, Şahın kızı ;
Sağır mısın? Kalpsiz mi ?
Sevda yetmez, Nurum !
Gel desen, dinse; sızım !

29 Mart 2018 
İsmail YİĞİT
ismailyigit6.blogspot.com


Sevda


SEVDA

İNSANLAR ACIMASIZ OLDU !
YÜREĞİNİ YAKTIĞI İNSANA ;
SIRTINI DÖNEN KİŞİLERDEN ,
SEVDAMI OLUR? DUNYA’DA ...

CAN AŞKTAN; KORKUYORUM !
YENİDEN Mİ TUTULDUM NE ?
BU DEFA DA; SIRILSIKLAM ...
YANGIN DEĞİL, ÜŞÜYORUM !

29 Mart 2018
İsmail YİĞİT
ismailyigit6.blogspot.com

Çuhadar Beye Ağıt


ÇUHADAR BEY’E AĞIT

Ne yüksek derler, şu Ahır Dağı;

Enginde görünür, bahçesi, bağı!
Ölmüş derler de, Çuhadar Bey’i,
Ağlaşır; yavrular, bey baba diye…

İlk akşamdan da, evlerini bastılar!

Öldürmeden de, kollarını kestiler!
Gül Hanımı da, beliğinden astılar;
Ağlaşır; yavrular, bey baba diye…

Odasında da, kandilleri yanardı!

Bey deyince; beş yüz atlı binerdi!
Otomobillerden de, valiler inerdi!
Ağlaşır; yavrular, bey baba diye…

Ünlendi de, Çuhadar Bey ünlendi!

Göllendi de, akdı kanım, göllendi;
Çuhadar Bey öldü “Maraş sallandı”
Ağlaşır; yavrular, bey baba diye…

Çuhadarı da sorarsan, iyi bir uşak!

Belinde de bağlıdır, ibrişim kuşak;
Koca Bey’i öldüren, bir köle, uşak!
Ağlaşır; yavrular, bey baba diye…

Anonim Destan(Ağıt)

Kahraman Maraş Yöresi

Derleyen:

İsmail YİĞİT
Edebiyatçı Şair                                                                     Araştırmacı Yazar
Payaslı Aşık Yaşar Uyardan Alınmıştır. 
17 Ağustos 2016

Ey Can



EY CAN

Şiir, sanat masumdur!
Aşk, yalan söylemez…
Aşk, insanın özünden!
Şiir, dilden süzülmüş!

Senin, yüreğe değen,
Güzel yüreği, sevdim!
Yürekler, çatal oldu,
Ayrılık, olmaz canım!

17 Şubat 2018
İsmail YİĞİT

Mavişim

MAVİŞİM

Sen bana, ben sana;
Dedik mavi. Mavişim!
Dalmadın ki maviliğe,
Engin mavi, derinliğe;

Uçmadın ki, göklere!
Yükseklere, Mavişim!
Aşk sefa nerde kaldı?
Tek Maviş gözlerinde!

Gözlerinden, güzellik,
Dudaklarıma süzülse;
Şiir, şarkı olur, sözüm!
Katkım yok ki, benim!
Sır? Güzellik; Mavişim!

29 Mart 2018
İsmail YİĞİT





İğde Çiçeği


İĞDE ÇİÇEĞİ

Vakit bahar, sarardı bak!
Çaylağın, uzunca dereleri;
Mis gibi, kokularsaçıyor;
Dikenin dibinde yapraklar…

Doyasıya…Koklayacağım!
İğde çiçeği kokacak saçın…

İğdeden kokulu, hayalim!
Olmasan, neyekonardım?
Belki de, yoldan şaşardım!
İğdelerin, çiçeği muradım!

Doyasıya…Koklayacağım!
İğde çiçeği kokacak saçın…

29 Mart 2018
İsmail YİĞİT

Sen





SEN


Okuduğum rehberimdin,
Okumasam bilir miydim?
Bilmesem, sever miydim?
Acılarına, yanar mıydım?
Gülüşüne, güler miydim?

İsteğim kopmak değil ki,
Gül, hevesin kırılmasın…
Umutlar öğreten yârim!
Sana kırılmaz yüreğim!
İste sen, öleyim canım!

12 Şubat 2018
İsmail YİĞİT

Bildin Mi ?



BİLDİN Mİ ?

Kışın Sonu Bahardır !
Sümbüller yol gözledi ;
Menekşe boyun eğdi,
Ela gözlüm Papatyam !

Kışın sonu Bahardır !
Keklikler sekirdedi ;
Kumrum, muhabbet ,
Güvercin takla oldu !

Kışın sonu Bahardır !
Yıldız kaydı, gördün mü ?
Tek yıldızı, sordun mu ?
Güneşe aysın bildin mi ?

Kışın sonu Bahardır !
Eller ne derse desin ;
Can’a; aşk sultanısın !
Sende, beni sevdin mi ?

29 Mart 2018
İsmail YİĞİT
ismailyigit6.blogspot.com


Aşk Hevesi



AŞK HEVESİ


Güzelliğin gördüm suna
Yürek kıpır kıpır oldu da!
Sana, giden yollarından;
Yürüdüm, hevesle sana!

Bazen acı keder olsa da,
Heyecan, sevgi buldum!
Biraz da, sen gel bebek!
Uzanıpta, tut ellerimden!

29 Mart 2018
İsmail YİĞİT

5 Mart 2018 Pazartesi

Özlem Duyguları


ÖZLEM DUYGULARI

Boş vermiştin; ne düşünürsün Can ?
Anladın mı? Üzüntü değmez Dünya !

Koklarım hayalini, bakarım resmine ,
Aldırmam! Zorlukla; umutla severim !


Duymaz mısın, ulaşmaz mı selamım ?
Doyasıya; Seni seviyor, seviyorum !...
Bugün mutluyum, umutlarım parlak …
Seni, merak ediyor, yalnızca, kalbim ...

Mutluluk dilerim, beraber olmasak da ...
Olsun; iyi ki varsın, Seni özlüyorum !...
Gözlerine değil, teline bile kıyamam ...
Hüzünle, acını içimde; eritir bakışların !

Nasıl severim? Ya sevgin, tüketir Beni ...
Varlığınla, Dünyaları değersin sevdiğim !
Dünya’yı veremem de, yüreğim Senin …
Nazlı yarim; Başka, daha neler istersin ?


05 Mart 2018
İsmail YİĞİT
ismailyigit6.blogspot.com




Kuşlar Sever


KUŞLAR SEVER

Mevla niçin yaratmış?
Tüm canlıyı sevgiden;
Mevla’ya dönmek için,
Yürekteki, çarpmalar…

Bilir misin? Sevdiğim;
En çok, kuşlar sever!
Minicik yüreklerinde;
Büyük aşklar taşırlar!

Kumrular muhabbeti,
Ömürlerince yaşarlar!
Tek uçmaz, kumrular;
Kartallar, tekten uçar!

05 Mart 2018
İsmail YİĞİT

4 Mart 2018 Pazar

Gelsin Selamın


GELSİN SELAMIN

Benim olduğuna, alıştı;
gönlüm!
Söylemekten lal oldu;
dilim!
Diken batsa da; gonca;
gülüm!
Sevdiğim! Yürek sarayı;
yerin!
Of Allah aşkına, gelsin;
selamın!

04 Mart 2018
İsmail YİĞİT

Kozanoğlu Destanı


                                                   KOZANOĞLU'NA AĞIT

                                                                       1
Kozan Suyu, akmam demiş,
Dört yanımı, yıkmam demiş,
Ünü büyük, Kozanoğlum;
Adana’dan, çıkmam demiş!
2
Kozanoğlu avdan gelir,
Avını terkiden alır,
Bize, Kozanoğlu derler;
Yiğit ölür, şanı kalır!
3
Çıktık Kozan Dağına,
Düştük düşman tuzağına,
Tek dileğim, imdat gelsin!
Kozanoğlu Otağına…
4
Çıktım Kozan'ın Dağına!
İp bağladım kaynağına;
Beyimizden haber geldi;
Kalk gidelim imdadına!
5
Kara çadır eğmeyinen;
Ucu yere değmeyinen,
Ne kaçarsın? Kozanoğlu!
Beşyüz Atlı gelmeyinen…
                                             6
Kutnu zıbının; Kardağı!
Elinde gümüş bardağı,
Zemherinin ortasında;
Od’a vermişler çardağı!
7
Çıktım Feke'nin Dağına!
Remil attım, dost bağına!
Aşiretten imdat olmaz!
Kaç, kurtul Gâvur Dağına!
8
Çıktım Feke'nin Dağına!
Karı dizleyi dizleyi,
Yaralarım göz göz oldu;
Cerrah gözleyi gözleyi!
9
Tütün gelir kese ile,
Yatamadım tasa ile;
Kozanoğlu yaralandı!
Su istiyor Kase ile!
10
Odasında terzi işler!
Küheylanı yeri dişler!
Ünü büyük Kozanoğlum;
Kürk giydirir, at bağışlar!
11
Kozan Dağı, Dağ değil mi?
Çevre yanı bağ değil mi?
Öldürmüşler, Kozanoğlum;
O da bize, ar değil mi?
12
Amanın, böyle olur mu?
Oğul, babayı, vurur mu?
Padişah'ın Askerleri;
Bu Dünya size kalır mı?
13
Karalı yağlık karası,
Adana, Kozan arası,
Öpmeğe kıyamazdım;
Ak döşü süngü yarası!
14
Kıratın ökten boşandı!
Üzengi yere döşendi!
Ne yatarsın Kozanoğlum;
Kılıcın eller kuşandı!
15
Hezerine, hüzerine;
Nur damlamış, mezarına!
Kalk gidelim, Kozanoğlum;
Bin kırat’ın üzerine!
16
Hele, Kozan'a Kozan'a,
Kozan'a, Destan yazana;
Kurban olayım olayım!
Küsüp de, Dağda gezene!
17
Kozan Dağının yılanı,
Gelir dolanı, dolanı!
Kozanoğlum can verdi!
Yerde beleni beleni!
18
Kozan’a eller, Kozan’a,
Akıl ermez, bu düzene!
Öldürdüler, Kozanoğlum;
Yasak, mezarın kazana…
19
Karadır, yaz karası,
Maltayadan cıgarası;
Sevmeye  kıyamazdım!
Her yeri kurşun yarası!
20
Kara Çadırın karası;
Kapandı Dağlar arası!
Derman eyle! Avşar Kızı;
Ak döşü süngü yarası!
21
Kozan Dağı çatal matal,
Ortasında güller biter!
Öldürmüşler Kozanoğlum;
Aşiret'i ağlar yatar…

22
Kozan Dağı, karlı buzlu,
İçi dolu gelin kızlı;
Öldürdüler Beyim seni!
O kafirler, dünden sözlü!
23
Şu Feke’nin hanımları,
Talim bilmez alimleri,
Kör olasın Derviş Paşa,
Dul koydun gelinleri!
24
Kara martin, pas mı tutar?
Kozanoğlu, ölmeyinen;
Elin kızı, yas mı tutar?
Ağlar, söyler bacıları…
25
Kozanoğlu gider gelir.
Su akar, yolunu bulur.
Gel ağlama, Avşar kızı,
Zalim ettiğini bulur…

Kozankızı
Karakız Hatun
Destan(Ağıt)
Kozan Türküsü


Doğu Akdeniz Yöresinden Derleyen
İsmail YİĞİT
Edebiyatçı Şair - Araştırmacı Yazar
05 Ekim 2013

AÇIKLAMALAR:
Oğuzların Avşar Boyundan olan Kozan Aşiret’i Kilikya’ya geldiklerinde yerleştikleri Sis Bölgesinde kurdukları Kozan  Beyliği; Kaza ve Sancak merkezi olarak hüküm sürmekle birlikte; Memlüklere, Ramazanoğlu Beyliğine, Karamanoğlu Beyliğine bağlı olduğu dönemlerde “tabi olarak” Osmanlı karşısında  olmuştur.
Torosları Ceritlerden koruma mücadelesinde Zülkadirli, Bozdoğanlı, Dadaloğlu Aşiretleriyle birlik oluşturan Kozan Aşireti Ceritlerin Çukurova’ya yerleşmelerinden hoşnut olmamıştır. Çukurovada Ramazanoğullarından sonra, büyük nufuzu olan Kozan Aşiret Beyi Kozanoğlu, Adana Valiliğine atanmayı kendisinin hakkı olarak görmüştür.
1. Abdulhamit’in eşkıya başkanlarından kaymakam vali tain etmesini içine sindiremiyen Kozanoğlu; Üzeyir Sancak Valiliğine  Küçük Ali Oğlu Eşkıya Başının atanmasından duyduğu rahatsızlık nedeniyle, Payas’da; İskenderun-Adana Caddesini basıp isyan çıkarmıştır. Eşkıya Başı Menemencioğlu’nun  Adana Valiliğine atanmasını protesto için, Adana Valiliği Önüne Halkı toplayarak isyan etmiştir. Kozanoğlu Çıkardığı isyanlarla gündem olmuştur. Osmanlının haksız düzenine küsüp dağlara çıkmıştır.
1750’ li yıllarda başlayan eşkiyalık, 1780 lerde eşkiyadan atanan Valilerle hız kazanmıştır. Valilerin Eşkiyaların Başı olmaya devam ettiği, eşkiyalarla ortak olduğu ve 1920’ lere denk süren kara  dönemdir. Bu düzene karşı gelen Kozanoğlu da; sonradan Kozan, Feke Eşkilyaları başı olmuştur. Kozanoğlu. Payas-Pozantı arasında eşkiyalık yapmıştır. Üs olarak kullandığı Feke Dağlarındaki çardağında, müfreze tarafından vurularak öldürülmesinin ardından “Kozanoğlu’na Ağıt”ı bacısı Karakız Hatun  söylemiştir.

SÖZLÜK:
Ar: Namus
El: Yabancı
Martin: Silah
Kefe: Lastik Sepet
Küheylan: Erkek at
Zemheri: Kış ayları
Od’a vermek: Yakmak
Gavur Dağı: Amanoslar
Avşar: Oğuzların Bir Boyu.
Çardak: Ahşap yazlık barınak.
Aşiret: Türklerde Oymak birliği.
Terki: Öndekini takip eden binek hayvanı.
Destan: Ağıt, sosyal olaylar için söylenmiş şiir.
Remil attım dost bağına: Dost eline üzüntü bıraktım.