PAŞALARIN NİC’ OLDU?
Sana derim sana! Küçük Ali yareni.
Savrandı’ya gidenlerin nic’ oldu?
Çınar sana da, arka verip oturan;
Havrana’lı Paşaların nic’ oldu?
Tavlasında; Arap atlar beslenir!
Konağından; çocukları ağlaşır!
Duldasında; çokça çete saklanır!
Boz kıratlı Paşaların nic’ oldu?
Sana derim! Halil Paşanın öreni.
Sana konup, göçenler nic’ oldu?
Ha! Deyince; Altmış atlı binerdi.[1]
Mirimiran’ Halil Paşa’n nic’ oldu?
Yaz, Eğreliğe; yaylamaya giderdi!
Yaylasından; kervanları gözlerdi!
Bahçesinde; türlü meyve yeterdi;
Kara Postallı Paşaların nic’ oldu?
Bir haber uçurdum; size kuş ile!
Yoldan geldi; Doru atla, hay ile;
Ağı’landı, sofrada; gizlice, bal ile!
Küçüklü, koca Paşaların nic’ oldu?
Sana derim! Dede Bey’in Konağı.
Sana çıkıp, inenler de nic’ oldu?
Tutuldu dillerin! Şimdi lâl oldu!
Gelip giden, Paşaların nic’ oldu?
Derviş Paşa; yıktı, yaktı Payas’ı.
Yakın değil; Dede Bey’in Kayası.
Üstbaşı da; boz şahinler yuvası.
Üzeyirli! Derviş Paşan nic’ oldu?
Yine Boranlandı! Dağlar dumanı.
Hançer vurup; acarladın yaramı…
Sana derim! Mustuk Paşa Viranı!...
Konup, göçen; Paşaların nic’oldu?
Mustuk Paşa; hilat giydi, ünlendi!
Hatır alıp, her tarafda, şanlandı!
Müfrezeyle, İstanbu’la yollandı…
Nic’ oldu? Azir’li Paşan nic’ oldu?
Yaz, bahar aylarım da güz oldu…
Söylenilen bunca sözler; hiç oldu!
İşlerimiz bundan sonra güç oldu!
Samur Kürklü Paşaların nic’oldu?
Anonim
Payas Türküsü; Anonim Destan
Doğu Akdeniz Yöresinden
Derleyen; İsmail YİĞİT
Edebiyatçı Şair
Araştırmacı Yazar
Derviş Paşa komutasında Karbeyaz Dağında, yakalananan Üzeyir Paşası Dede
Bey’in 1816 yılında Adana’da idam edilmesinden sonra bu Destan
söylenmiştir. Destanın ikinci Bölümü; Dede Bey’in Kardeşi Üzeyr Kaymakamı
Mustuk Paşa ve oğulları 1783 yılında sürgüne gönderildikten sonra söylenmiştir.
‘Paşaların Nic’ Oldu?’ Destanı Yörede; ’Mustuk Paşa’ Türküsü ismiyle Anonim
olarak, farklılıklarla söylenmektedir. ’Sarı Çizmeli Beyler Destanında’ kullanılan
‘Mazmunlar’ ile benzerlik oluştururlar. Kahramanlık, Hatırlatma, Zulüm,
Vefasızlık, Fanilik, Ölüm, Ayrılık, Ümitsizlik, Üzüntü Temalarını işler.
[1] Halil Paşanın: Altmış Atlı Çetesi’nin olduğu; Osmanlı Arşiv Belgelerinde kayıtlıdır.
* Keman eşliğinde, otantik olarak söylenir.
Sözlük:
Acarlamak: Yenilemek, hatırlatmak.
Ağı: Zehir.
Azir: Payas/Hatay
Boran: Tipi.
Dedebey’in Kayası:
Dede Bey’in müfrezelerden gizlendiği kayalık.
Dulda: Sığınma yeri(İtibarı altına sığınma)
Güz: Sonbahar. Havran: Şam Tarafında bir şehir.
Hay: Telaş, Koşuşturma. Eğrelik: Meşelik(Paşanın Yaylası)
Hilkat: Kaymakamların giydiği elbise.
Lal: Konuşamama hali.
Mir: Bey, Kaymakam, Paşa.
Mirimiran: Bey, Vali, Paşa.
Müfreze: Jandarma Mangası.
Nazire: Karşılık, benzer. Nic: Ne, Nice.
Üzeyir: Payas/Hatay Ören: Bakımlı, Mamur yurt.
Paşa: Komutan, Bey, Ceritlerin Aşiret Lideri.
Samur: Derisinden kürk yapılan hayvan.
Savrandı: Hasanbeyli/Osmaniye.
Tavla: At bakım yeri .
Viran: Terk edilmiş, harab.
Yaren: Dost, seven.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder