AĞALARIN
NİC’OLDU?
Sana derim! Sana! ‘Reyhanlılı İlleri’.[1]
NİC’OLDU?
Sana derim! Sana! ‘Reyhanlılı İlleri’.[1]
Rey Han’ından gelenlerin nic’
oldu?
Kader yazdı. Yüce Mevlâm buyurdu.
Meşin
kırbaçlı; ağaların nic’ oldu? [2]
Urfa’dan binince; Şam’a inerdi!
Koca Mürsel Ağaların nic’oldu?
Gide gide, bu yollar da biter mi?
Meşin kırbaçlı; ağaların nic’ oldu?
Ovalarda, doru atlar gezerdi!
Fırat sularında, kayık ile yüzerdi!
Mürsel Oğlu Haydar Ağa nic’ oldu?
Meşin kırbaçlı; ağaların nic’ oldu?
Bu iller artık; sana, bana daraldı…
Yazın Nurhak! Kışın Şam’a giderdi.
Binlik
binlik, sürülerin nic’ odu?
Meşin
kırbaçlı; ağaların nic’ oldu?
Ağırdan al! Mürsel Oğlu ağırdan!
Atlarınız;
aldan, kırdan, yağızdan.
Ferman geldi de; ’Devlet-i
Ali’den’ [3]
Meşin kırbaçlı; ağaların nic’ oldu?
Reyhâne’ye çift konakları yapıldı!
Hilatını
giydi. Gök tuğların dikildi!
Mürsel Oğlu Hasan Bey nic’ oldu? [4]
Meşin kırbaçlı; ağaların nic’ oldu?
‘Afrin Suyu’; boz
bulanık salınır.
Maraba gayreti; kozaları sulanır.
Halayıklar; hizmetlerde dolanır.
Meşin kırbaçlı; ağaların nic’ oldu?
Yaz gelince; sarı sıcak havası.
Seldiren
dağında; Hortum Yaylası.
‘Kırk
Konağın’ sefa süren Ağası…
Meşin kırbaçlı; ağaların
nic’ oldu?
Ceylan Dağı, yücesinden bilinir!
Öreninde, bülbülleri ötüşür!
Al yazmalı, güzelleri söyleşir!
Meşin kırbaçlı; ağaların nic’ oldu?
Boranlandı! Şu Amik’in
dumanı.
Hançerleyip, acarladın, yaramı…
Sana
derim! Mürselli’nin viranı.
Meşin kırbaçlı; ağaların nic’ oldu?
Anonim Destan
Reyhanlı Türküsü
Doğu Akdeniz
Doğu Akdeniz
Yöresinden Derleyen
28
Mart 2013
İsmail YİĞİT
Edebiyatçı
Şair
Araştırmacı Yazar
AÇIKLAMALAR:
[1]1640 yılların da Rey Şehri’nin Hanından göçle Gelen Türkmen
Araştırmacı Yazar
AÇIKLAMALAR:
[1]1640 yılların da Rey Şehri’nin Hanından göçle Gelen Türkmen
Aşiretlerinin hayvancılık
yaparak, yaşadığı Coğrafya[2]Kinayeli
Şekli:
’Eli kırbaçlı Beyler nic’ oldu?’[3] 1846 yılında; Mürselli Aşireti’nin
Akpınar köyüne iskan edilerek, Kaza-ı Reyhane’nin kuruluşu ve
Mürseloğlu Hasan Bey’in kaymakam olarak görevlendirilmesi emri.[4]1850 yılında Reyhanlı Kaymakamı Mürsel Oğlu Hasan Bey’in
Öldürülmesinden sonra söylenen ‘Ağaların Nic’ Oldu?’ Destanı
günümüzde, Anonim ve farklılıklarla söylenmektedir.
Yörede söylenen ’Sarı Çizmeli Beyler Destanında’ kullanılan Anonim
Mazmun (kalıplaşmış) sözlerin bu Destanda da kullanılmış olması nedeniyle bu Türküler Nazireli sayılırlar; Çalışmak, Başarmak, Takdir
Edilme, Hatırlatma, Fanilik, Ölüm, Ayrılık, Üzüntü temalarını işler.
’Eli kırbaçlı Beyler nic’ oldu?’[3] 1846 yılında; Mürselli Aşireti’nin
Akpınar köyüne iskan edilerek, Kaza-ı Reyhane’nin kuruluşu ve
Mürseloğlu Hasan Bey’in kaymakam olarak görevlendirilmesi emri.[4]1850 yılında Reyhanlı Kaymakamı Mürsel Oğlu Hasan Bey’in
Öldürülmesinden sonra söylenen ‘Ağaların Nic’ Oldu?’ Destanı
günümüzde, Anonim ve farklılıklarla söylenmektedir.
Yörede söylenen ’Sarı Çizmeli Beyler Destanında’ kullanılan Anonim
Mazmun (kalıplaşmış) sözlerin bu Destanda da kullanılmış olması nedeniyle bu Türküler Nazireli sayılırlar; Çalışmak, Başarmak, Takdir
Edilme, Hatırlatma, Fanilik, Ölüm, Ayrılık, Üzüntü temalarını işler.
Açıklama: Rey şehrinin Han’ından Ceylan Dağı Bölgesine
yerleşen
Türkmen Aşiretlerinden göçmen Mürsel Ailesinin, sürü tutup Ağa
olması sonrasın da, Osmanlı Devletinin 1845’de Kaza-ı Reyhanlı’yı
kurdurtarak Mürsel Oğullarına Beylik verdiği, Tarihi olaylarının
kesitleri Destanda verilmektedir.
* Keman eşliğinde, otantik söylenir.
Sözlük:
Türkmen Aşiretlerinden göçmen Mürsel Ailesinin, sürü tutup Ağa
olması sonrasın da, Osmanlı Devletinin 1845’de Kaza-ı Reyhanlı’yı
kurdurtarak Mürsel Oğullarına Beylik verdiği, Tarihi olaylarının
kesitleri Destanda verilmektedir.
* Keman eşliğinde, otantik söylenir.
Sözlük:
Acarlamak: Yenilemek, hatırlatmak.
Alyazma: Kırmızı renkli başa bağlanan örtü.
Alyazma: Kırmızı renkli başa bağlanan örtü.
Ağırdan
almak: Sabırlı olmak. Duyarlı olmamak.
Boran: Tipi.
Boran: Tipi.
Hilkat: Kaymakamların giydiği elbise.
Devlet-i
Ali: Osmanlı Devleti.
Ferman:
Padişah’ın yazılı emri.
Han:
Toplu konaklama ve barınma yeri.
Halayık: Hizmetçi.
Kırbaç: At, sığır sevk
etmek için, çubuk ucuna bağlı deriden ip.
Kırk konak:
Kırk odalı, seçkin kişilerin ağırlandığı konak.
Maraba: Çiftlik işçisi.
Meşin:
Hayvan derisi.
Nazire:Karşılık, benzer.
Nazire:Karşılık, benzer.
‘Meşin Kırbaçlı Ağa’: Çobanlıktan ağalığı
kazanan.
’Eli Kırbaçlı Beyler’: Zorba, kırbaçla iş yaptıran.
Nic: Ne, Nice.
Ören:
Bakımlı, mamur yurt.
Sarı sıcak:
Çok sıcak.
Tuğ: Nişan, Flama.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder